Vizyondakiler

Sinema Blogu

Anasayfa

ŞERLI MAHALLE

19/6/2007

KHEM Deneme Sahnesi mezuniyet oyunu "ŞERLI MAHALLE" bu cuma (22 haziran) saat 20:30'da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde sahnelenecek.…
 
KHEM Deneme Sahnesi mezuniyet oyunu "ŞERLI MAHALLE" bu cuma (22 haziran) saat 20:30'da Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nde sahnelenecek.Oyunla ilgili tüm bilgiler aşağıda, sitenizde bize de yer verirseniz bizi çok mutlu edersiniz...
not: oyunumuz ücretsiz ve biletsizdir, bu yüzden oyun saatinden en az yar m saat önce Kadıköy Halk Eğitim merkezi'nde olunması gerekli.
KAdıköy Halk Egitim Merkezi: bahariye caddesinde, süreyya sinemasını ve mangoyu geçtikten sonra solda adliyenin yanında
DETAYLI BILGI IÇIN: 0535 777 72 60
www.denemesahnesi.com
Oyun hakkında :
Yazan-Yöneten: Ebru Uluçınar
Yönetmen Yardımcıları: Ezgi Keskin - Seçkin Öcek
Özgün Müzik:Alexandre Toisoul
Işık: Murat Yılmaz
Dekor: Ilhami Adsal- Murat Yılmaz
Oyuncular: (A>Z)
Alev Topal, Alexandre Toisoul, Aycan Bal, Bahar Yanardağ, Barış Koçkar, Barış Sönmez, Başak Kaya, Batuhan Pamukçu, Cemre Bekdemir, Ceren Balta, Dila Akbaş, Doğukan Polat, Elif Erez, Engin Yağcılar, Erdem Yol, Eren Kayalı, Ferhat Yeşilyurt, Fulya Tufan, Hakan Bulut, Ilhami Adsal, Irfan Özkan, Kazım Çınar, Mustafa Görgün, Okan Şıldır, Özge Aslantaş, Özge G. Vardar, Pınar Doğan, Seher Irmak, Serpil Coşkun, Sibel Gülekoğlu, Süleyman Soylu, Şafak Tok, Tanya Avadisyan, Theo Kaya, Turgay Atalay, Turhan Kaya, Yakup Ekşi
 
Içerik:
2004 Nisanı'nda Rio de Janeiro'nun Vali Yardımcısı Luiz Paulo Conde, Rocinha ve Vidigal adlı favelaların* etrafını 3 metre yüksekliğinde betondan bir duvarla çevirme önerisinde bulunur.Çünkü bu favelalar çoğu illegal hareketin yatağıdır ve gün geçtikçe şiddet ve ölümler artmaktadır. Ayrıca buradaki çatışmalar sadece bölge halkını değil, zengin komşularını da rahatsız etmektedir.Özellikle uyuşturucu çetelerinin pazarı elde etmek için birbirleriyle çatıştıkları Rocinha -ki 150.000 kişilik nüfusuyla Latin Amerika'nın en büyük favelasıdır- ile en revaçta sahilleri ve ülkenin en zengin bölgelerini kuşbakışı gören Vidigal, bu proje için biçilmiş kaftandır. Conde önerisini Brezilya Federal Anayasası'na dayandırır:136. makaleye göre;ciddi sorunlar ve doğal afetler yüzünden toplum düzeni ve sosyal barışın tehdit edilmesi durumunda, Başkan, belirli alanları koruma altına alma hakkına sahiptir.Zaten Conde'ye göre, duvar, “abluka altına almak” değil, “koruma altına almak” olarak algılanmalıdır.
Folha Online'nın haberine göre, Vali Garotinho öneriyi kabul eder, çoğu kaynağa göre erteler ve sonrasında veto eder.Belediye Başkanı Maia ve Adalet Bakanı Bastos'un da içinde bulunduğu tartışmaların yanında, öneri Türkiye'de olmasa bile tüm dünyada büyük yankı uyandırır.Çoğu sivil toplum örgütü 2 temel yanlış üzerinde dururlar: Duvar örülmesi temelde insan haklarına aykırıdır ve sosyal ayrımcılıktır.Tüm bu olaylardan sonra Conde, pişmanlık duyduğunu açıklar ve çözüm için “duvar” kelimesini kullanmasının yanlış olduğunu söyler…Çünkü belki buraları dikenli tellerle çevirmek daha iyi bir fikirdir..
 
Tüm bu bilgilerin ışığında kendime şu soruyu sordum: “Bu kadar ileri gidebilirler mi?Göz göre göre bunu yapabilirler mi?” Yoksa her “düzgün” vatandaş gibi “böyle insanlara az bile” deyip sıyrılmalı mı işin içinden?..Tamam, duvar örülmemiş ve halkın kendini savunmaya ihtiyacı olmamış.Peki ya olsaydı? Ya da bu olay Brezilya yerine Japonya'da geçseydi, Fransa'da veya Türkiye'de…
 
Hiçbir yerde geçiyor oyunumuz, o yüzden her şeyi kendinize kerteriz alabilirsiniz yolunuzu bulmak için ve hep “ya da”lara cevap verdiğimizden “doğrular” değil, bir “alternatifler” oyunudur bu.
Zaten, “sonunu” yazan, insanın kendisi değil midir?
Ebru Uluçınar
*Brezilya'da büyük şehirlerin etrafında kurulan gecekondu mahalleleri.


Kaynak:tiyatroonline.com

Program:
Tarih: 2 Mayıs Çarşamba
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Beyoğlu / Tünel.
Saat:12.00 -12.30
Sergi-Kokteyl-Dinleti
Saat: 12.30-13.00
Açılış- Basın Açıklaması- Teşekkür plaketleri
Saat: 13.00-15.00
Katılımcı: Üstün İnanç
Konu: Geleneksel Türk tiyatrosunun görsel sanatlarımıza katkıları.
 
Tarih: 3 Mayıs Perşembe
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Beyoğlu / Tünel.
Saat:11.00-13.00
Katılımcı: Hasan Hüseyin Karabağ
Konu: Karagöz-Kukla ve gelenekselden evrensele yolculukta genç bakış.
Saat: 14.00-16.00
Katılımcı: Ünver Oral Konu: Karagöz ve kukla üzerine bilmediklerimiz.
 
Tarih: 4 Mayıs Cuma
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Beyoğlu / Tünel.
Saat: 11.00-13.00
Katılımcı: Orhan Kurt
Konu: Karagöz-kukla ve geleneksel.
Saat: 14.00-16.00
Katılımcı: Alpay Ekler Konu: Karagöz- kukla yapımı
 
Tarih: 7 Mayıs Pazartesi
Yer: TC İstanbul Kültür Üniversitesi
Prof. Dr. Önder Öztunalı salonu Ataköy Kampüsü.
Saat: 11.00-13.00
Film Gösterimi: Babba
Yön: Yalçın Yelence
Saat: 14.00-16.00
Katılımcı: Yalçın Yelence
Konu: Sinema - Gelenek ve "Babba" Filmi üzerine söyleşi.
 
Tarih:8 Mayıs Salı
Yer: TC İstanbul Kültür Üniversitesi
Prof. Dr. Önder Öztunalı salonu Ataköy Kampüsü.
Saat: 11.00-13.00
Katılımcı: Haşmet Zeybek
Konu: Köyseyirlik oyun ve gelenek
Saat: 14.00-16.00
Katılımcı: Nurhan Tekerek
Konu: H.Zeybek'in Zilli Şıh adlı meddah oyunu ve Köy seyirlik
 
Tarih:9 Mayıs Çarşamba
Yer: TC İstanbul Kültür Üniversitesi
Prof. Dr. Önder Öztunalı salonu Ataköy Kampüsü.
Saat: 11.00- 13.00
Katılımcı: Metin Özlen
Konu: Karagöz ve karagöz'ün felsefesi.
Saat: 14.00-16.00
Katılımcı: Okday Korunan
Konu: Geleneksel tiyatrodan ulusal tiyatroya yolculuk. Bir deney binlerce çaba.

 

Alıntı

Kozalar

24/4/2007

Göterim Tarihleri

Kozalar
24, 25, 26, 27, 28 Nisan Saat: 20.30
25, 28, 29 Nisan Saat: 15.00
İstanbul Şehir Tiyatrosu & Fatih Reşat Nuri Sahnesi

 

Adalet Ağaoğlu
Kozalar

Yöneten:   Hülya Karakaş
Dekor Tasarımı:   Zuhal Soy
Kostüm Tasarımı:   Zuhal Soy
Müzik:   Nazan Öncel
Görsel efekt tasarımı: Hülya Karakaş
Işık:    Zafer Çıtak
Dramaturg:   Hatice Yurtduru
Efekt tasarımı :   Cihan İhsan Aydoğdu
 

Oynayanlar:
Ayşen Çetiner Sezerel,
Oya Palay
Şenay Saçbüker


 


 
Konusu

 

Kozalar, Üç kadının sıradan bir kabul günü ya da beş çayı gibi bir toplantıdaki sohbetinden absürd bir duruma uzanan fantastik bir oyun. Oyunumuzun konusu kısaca şöyle: "Küçük burjuva üç kadın, mallarından, mülklerinden, sahip oldukları her metadan gururla söz edip, birbirlerine nispet yaparken dışarıdan gelen gürültülerin yaşamlarını tehdit ettiği korkusuna kapılırlar. Duydukları korkunun somut karşılığı olarak ise hapisten kaçan bir mahkûmu görürler. Sürekli artan bir şiddetle çalınan kapıyı açmazlar ve oyunun sonunda evdeki dev bir örümcek ağı tarafından kuşatılarak, kıstırılmış bir şekilde çıkacak bir delik umarlar."
 
Küçük İskender, İskender Pala, Umur Talu ve Gaye Boralıoğlu yazdıkları ve "çocuk ve savaş" tematiğinde oyunla örtüşen metinlerini, bu oyun için stüdyoya girip kendileri seslendirdiler. Nazan Öncel, "Gidelim buralardan" isimli parçasını ve klibini Kozalar için verdi. Oyunda barkovizyondan verilen haberleri Emre Buga seslendirdi.

Alıntı

Çılgın Dünya

24/4/2007

Gösterim Tarihleri

Çılgın Dünya
24, 25 , 26, 27, 28 Nisan Saat: 20:30
25, 28, 29 Nisan Saat: 15.00
İstanbul Şehir Tiyatrosu & Kağıthane Sadabat Sahnesi

 

Lope De Vega
Çılgın Dünya

Yöneten:   Burteçin Zoga
Çeviren:   Adalet Cimcoz
Dekor Tasarımı:   Barış Dinçel
Kostüm Tasarımı:   Nihal Kaplangi
Müzik Düzenleme:   Selim Atakan
Işık:   Sabahattin Gündoğdun
Efekt tasarımı:    Ersin Aşar
Dramaturg:    Arzu Işıtman
Asistanlar:   Selçuk Yüksel, Ceylan Çete


Oynayanlar:
Yiğit Sertdemir (Don Floriano), Gürol Güngör (Don Valerio), Selçuk Soğukçay (Pissano), Berrin Koper (Dona Erifilia), Selçuk Yüksel (Leonato), Murat Bavli (Bellardo), Tarık Şerbetçioğlu (Tomas), Semah Tuğsel (Laida), Binnur Şerbetçioğlu (Dona Fedra), Doğan Altınel (Liberto), Naci Taşdöğen (Hekim), Gökhan Eğilmezbaş (Prens Don Raynero), Hüseyin Tuncel (Sessiz Şarkici), Aslı Narcı (Deli) 
 

Konusu
Zaman mekan tanımayan, ele avuca sığmayan aşk tanrısı Cupido, oklarını bu sefer İspanya'da bir akıl hastanesinde bir araya gelen gerçek delilere, deliliğe özenenlere ve çareyi delilikte bulanlara yöneltiyor.
 
Yaşamda bilinen dengelerin dışında hareket edenleri delice düşünen ya da delice yaşayanlar diye tanımlarız. Hatta onları akıl hastanesine kapatırız. Ama gün gelir bizim için de tek çare kalır: Delilik. Delilik aklımızın kabul ettiklerinin dışında kalanlardır. Delilik sınır tanımaz. Belki de çağımızın akıl almayan gidişine ancak delice cevap vererek ayakta kalabiliriz. Çünkü 'delilik', sonsuz özgürlüktür.
 
Biçim açısından geçmişin dokusu korunurken müzikleriyle seyirciyi çağımıza getiren oyunda "Aşk bir deliliktir" teması eğlenceli bir anlatımla sunuluyor.

 

Alıntı